Baraka

Baraka İstanbul based architectural studio

06/03/2026

Maldivler_Eskiz, Düşünceler

Mekân, ardışık sekanslar ve yönlendirilmiş perspektifler aracılığıyla kurgulanır; farklı ölçekler arasında süreklilik kurar.

Her eşik yeni bir sahne açar, her perspektif peyzajla yeni bir ilişki üretir. Küçük mekânsal anlar geniş manzara çerçeveleriyle birleşir.

Böylece mekân, kesintisiz bir akış içinde ilerleyen, sürekli dönüşen bir deneyime evrilir.

Yerle Sessiz Bir Anlaşma“Burada kalınabilir mi? ”“Uzun süre, tekrar tekrar, acele etmeden”Baraka’nın son projesi, şantiy...
05/02/2026

Yerle Sessiz Bir Anlaşma

“Burada kalınabilir mi? ”
“Uzun süre, tekrar tekrar, acele etmeden”

Baraka’nın son projesi, şantiye bitmeye doğru…
Mimarlığın yüksek sesle konuşmak zorunda olmadığı bir yerden başlıyor. İlk bakışta iddiasını gizleyen, yaklaştıkça açılan bir yerleşme hâli bu. Yapılar, bulunduğu topografyayı dönüştürmeye çalışmıyor; onunla müzakere ediyor. Arazi bastırılmıyor, düzeltilmiyor, dramatize edilmiyor. Teraslanıyor, bölünüyor, kabul ediliyor.

Bu yaklaşım, projenin tamamına yayılan temel bir tavrı işaret ediyor:
yerle kurulan ilişki, biçimden önce geliyor.

Kütleler arazinin üzerine oturmak yerine onunla birlikte duruyor. Taş duvarlar sınır çizmekten çok eşik oluşturuyor; içerisi ile dışarısı arasında kesin ayrımlar kurmuyor. Her duvar, bir mekân tanımından çok bir mesafe öneriyor. Mimarlık burada nesne üretmekten ziyade ilişki kurma meselesi olarak ele alınıyor.

Yapıların ana geometrisi bilinçli biçimde sakin. Bu sakinlik, ahşap lamel kabuklarla gerilim kazanıyor. Lamel sistemler yalnızca güneş kontrolü sağlayan teknik elemanlar değil; mahremiyet, ışık ve zamanla çalışan mimari yüzeyler. Gün içinde değişen gölgelerle cepheler sabit bir imge olmaktan çıkıyor, yaşayan bir derinlik kazanıyor. Cephe, kendini göstermiyor; geri çekilerek var oluyor.

Yerleşim içindeki dolaşım da aynı sessiz kararlılığı sürdürüyor. Yollar araç için değil, beden için tasarlanmış. Patikalar doğrusal değil; manzarayı bir anda sunmak yerine geciktiriyor. Deniz, projede bir vitrin görüntüsü değil; yürüdükçe açılan, zamanla ilişki kurulan bir arka plan. Bakışın ritmi, mimarlığın ritmiyle örtüşüyor.

Peyzaj bu noktada dekoratif bir unsur olmaktan tamamen çıkıyor. Bitkilendirme, duvar yükseklikleri ve boşluk oranlarıyla birlikte mikro iklimler üretiyor. Gölge, rüzgâr ve sessizlik planlanmış. Peyzaj mimarlığın devamı değil; bizzat mimarlığın kendisi hâline geliyor.

Genel olarak proje, bağıran bir mimarlık önermiyor. Kendini kanıtlamaya çalışmıyor. Aksine, şu cümleyi sessizce kuruyor:
“Burada kalınabilir.”
Uzun süre, tekrar tekrar, acele etmeden…

Mesa Doğa Ömerli Projesi Konsept aşamasından bir iki imaj ,Bu projede de çıkış noktası, yeni bir biçim icat etmekten çok...
30/11/2025

Mesa Doğa Ömerli Projesi Konsept aşamasından bir iki imaj ,

Bu projede de çıkış noktası, yeni bir biçim icat etmekten çok, Ömerli’nin ormanına açılan bir iç–dış sürekliliği kurmak.
Zamanla cephe, hareketli ahşap elemanlarıyla bir filtreye dönüşüyor: İstendiği kadar orman, istendiği kadar içe kapanma… Aslında kullanılan elemanlar ve detaylar tek tek bakıldığında oldukça jenerik; onları özgünleştiren, bu yere özgü iç–dış ilişkisi ve cepheyi ayarlı bir ara yüz gibi kurgulamak.

Bugün mimarlıkta kullandığımız dilin ve detayların büyük kısmı zaten dolaşımda; ahşap paneller, tuğla duvarlar, büyük açıklıklar… Yani özünde “jenerik”.

Buna rağmen kimi Türk mimarlar, bu “dolaşımda olan dili” bir kez kullandıklarında sanki onun mülkiyeti kendilerine aitmiş gibi naif bir pozisyona savruluyor.
Oysa özgünlük de, mülkiyet duygusu da bu jenerik elemanlarda değil; onları yere, iklime, yaşama biçimine bağlayan “ayarlarda” saklı. Panellerin nerede açılıp nerede kapandığı, kütlenin ormana nasıl yerleştiği, mahremiyetin ve manzaranın nasıl ayarlandığıdır projeyi yere ait kılan. Yani mesele detayı icat etmekten çok, aynı detayları her seferinde başka bir yer ve hayat için yeniden kalibre edebilmektir.

Yoksa düşey ahşap panel, kepenk, ince bitiş ile yapılmış kutu kutu milyonlarca proje mevcut…

Address

Kuzguncuk Mahallesi Bahçesaray Sk. No:34 Üsküdar
Istanbul

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00

Telephone

0216 310 11 23

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Baraka posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Baraka:

Shortcuts

Share