6teker.com

6teker.com İn Turkey our aim is to introduce caravan hobby and giving correct information about caravans t

Ülkemizde karavan konusunu en doğru yönde tanıtarak , karavan almak isteyenlere
karavan hayatını anlatmak ,onları hata yapmadan nasıl karavan alacakları yönünde
bilgilendirmeyi amaçlıyoruz.

04/01/2026

ÇEKMEKARAVAN Mİ MOTOKARAVAN MI. Bu soru bugün de güncelliğini koruyır fakat ben her ikisini de senelerce kullanmış biri olarak bu soruya farklı bir boyut getireceğim.

Bugün motokaravan kullananlar gezileri esnasında sit alanlarını ziyaret etmiyorlar mı?
Çarşı, pazar alış verişi yapamıyorlar mı?
Tabi ki hayır.
Sit alanlarını, turistik tabiat güzelliklerini vs. her yeri ziyaret edebiliyorlar , oralarda gerekirse gece konaklaması da yapıyorlar.
Yolları üzerindeki süpermarketlerden veya bölgesel semt pazarlarından alışveriş de yapabiliyorlar.
Ee.. Nerede kaldı çekmekaravanın bu konudaki avantajı?
Kalmadı tabi.
Karavancılıkta ki ilk 10 senemizde 3 farklı boyutta çekmekaravanla yaşadık. O tarihlerde karavanı kampingde bırakıp, arabayla çevrede ziyaret yapmak ve pazar alışverişi yapmanın kolaylığını yaşamıştık.
Ama bir özel tedbir almıştık. Buzdolabımız hep büyük hacımlıydı ve üstelik bir de “soğuk kiler” olarak 12 voltla çalışan bir buzluğumuz vardı. Yazın hiç dondurma, soğuk karpuz, kavun, meyve ve su eksiğimiz olmadı. Her ihtiyacımız elimizin altındaydı.

Karavancılıktaki son 5 yılımızda motokaravanlı yaşadık. Çift kapılı no-frost buzdolabımız ve 12 volt buzluğumuz yine vardı.
Programlı seyahat ettik hep.
Genişçe bir bagajımız vardı. Buraya 2 adet damacana su stoklamıştık. Buzdolabındaki pet şişelerde su bittikçe bagajdan takviye yapıyorduk. Hiç soğuk duya hasret kalmadık. Ve diğer gıdalara da. Özellikle çok sevdiğimiz dondurmayı kutulu olarak alıp buzlukta muhafaza ediyorduk.

Ekmek ve diğer gıdalarımızı da bize en az 3 gün yetecek kadar stoklamıştık. Zaten her gittiğimiz yerde en çok 3 gece kalmıştık. Oradan ayrılınca yol üzerinde mutlaka bir süpermarkete rastlamıştık.

Çevre gezilerimizi de konaklayacağımız yere varmadan yapmıştık. Kampingde veya konaklayacağımız yere akşam vakti gelmiş ve gecelemiştik.

Çekmekaravanın, motokaravana göre avantajını neredeyse sıfıra indirmiştik. Evet. Çekmekaravan alan olarak daha geniş.
Ama yazın hayat dışarıda geçiyor. İç alanın genişliği çok önem arzetmiyor.
Buna karşılık yollarda motokaravanın verdiği serbestlik unutulmamalı. Her yönden avantajlı. Daha az yakıt gideri. Daha kısa bir araç mesafesi. Daha kolay geri manevra. Daha az park alanı. Yolda seyirdeyken buzdolabına hemen ulaşım.
Ve daha bir kaç avantaj daha.
Bugün çekmekaravanın motokaravana belki de tek üstünlüğü
kalmış olabilir. O da ilk alım maliyeti. Ve bu da boyutu ile doğru orantılı. 5 mt uzunluğa ulaşınca fiyatı daha da motokaravan fiyatını zorlayabiliyor hale geldi. Hele bir de yabancı marka olursa….

01/10/2025

GEZEN TAVUK ÖRNEĞİ GİBİ GEZEN KARAVANCI FARKI.
Allah canlılara ayaklar vermiş hareket etmeleri için. Hareket eden her varlık ki bu canlı da olabilir cansız da hayati değerlere sahip olur, olumlu yönde. Canlıda hareket sayesinde kan akışı artar ve organlara oksijen ulaşır. Oksijen organların canlılıklarını sağlar ve ömürleri uzar. En basit anlatımıyla canlıda hareketi böyle tarif edebiliriz.
Rahmetli eniştem Kore gazisiydi ve 90 yaşında vefat etmeden öncesinde her gün 10 km ye yakın yürürdü ve bana hiç unutmayacağım bir sözünü miras bıraktı: Hareket berekettir.

Karavancılıkta da hareket berekettir. Nasıl yani?
Hareket eden yani yeni, farklı, hiç görülmedik yerlere ulaşarak karavan sahibi kişinin hayata bakış açısı değişir.
Kapalı, dört duvar , hapis gibi bir hayat yaşayan insanın morali bozuktur, can sıkıntısı rahatsız eder, hep TV izlemek nereye kadar ve ne zevk alacak TV dan. Kendini dışarı atar hemen ve bir deniz kenarı, bir AVM de, insanların çok olduğu camlı bir ortama kaçma isteği doğar içinde.
Stres altındaki hastaya Dr.ların ne öğütü vardı, hatırlayalım.
“ Bir tatile gidin ve kendinizi yenileyin”.

İşte Dr.ların dediği noktaya geldik.
Hareketli, stresin olmadığı, tam tersine canlılığın olduğu bir ortama ulaşmak, kafa dağıtmak, stres atmak ve yeni bir insan olmak, yaşamayı sevmek, sabit yalnış duygulardan uzaklaş- mak ve canlı bir insan olma yolunda ilk adımı atmak için hareket.

Karavancılıkta hareketli olmanın getirdiği faydaları kendim ve eşim 15 yıl boyunca test ettik. 55 yaşında başlayabildiğim karavancılıkta her sene farklı rotalarda olduk. Bir çok yeni yer gördük, o yerlerde farklı insanlarla arkadaş, dost olduk, onların hikayelerini dinledik, kendi dertlerimizi paylaştık, eskimiş karavancılardan yeni bilgiler öğrendik, TV da kitapta belgesellerde gördüğümüz ve iç geçirdiğimiz yerlere ulaştık ve gerçek manzaralarını gördük, oralarda bir kaç gün kalıp havasını soluduk, denizine girdik, yemeğini yedik, suyunu içtik, ahalileriyle tanıştık, sohbetler ettik. Sözün özeti dünyayı tanıdık, yaşamayı sevdik, adeta gençleştik.
İşte hareketin bereketli sonucu bu oldu.

Kendi ülkemizle yetinmedik, 2015 de yurt dışına çekmekaravanla çıktık, Adriyatik kıyısı ülkelerini ziyaret ettik. 9 ülke dolaştık. 30 günün sonunda ülkemize varışta kendi vatan ve insan sevgimizin bambaşka bir duygu olduğunu yaşadık.
Bunlar hiç unutulmayacak anılar olarak hayat defterimizin sayfalarında yerini aldı.
Şunu unutmayalım dostlar.
Hayattan göçtüğümüzde yanımızda götürebileceğimiz tek şey anılarımızdır.

Pandemi hiç hesapta yoktu. Ben ve eşim Nisan ayında detaylı bir program yapmaya başladık. İstanbul’dan çıkıp tüm Karadrniz’i geçip, Kars’anulaşıp , oradan güneye inerek Doğubeyazıt üzerinden Van ve güneydoğu Anadolu’yu kat ederek Akdeniz sahillerine gelecek, belirlediğimiz noktalarda denize girecek,menülerini tadacak ve 65 gün sonra yine İstanbul’a dönecektik.
Kitap dolduracak çok detaylı bir belgesel program oluşturmuştuk. Fakat hükümet 65+ yaşa sokağa çıkma yasağı getirince bizim bu planımız yattı tabi.
15 senelik Karavancılık hayatımızda içimizde ukte kalmış tek olgu buydu. Kısmet olmayınca gerisi boş.

Para her zaman kazanılır. Az ya da çok.
Ama sağlık her an lazım. Sağlığı kazandıran faktörlerden biri de harekettir. Karavanınız varsa sağlıklı olmaya adaysınızdır.
Ama bunu gerçekleştirmeye gayret edin. Hareket ettikçe ufkunuz genişler, yepyeni bir insan olursunuz.

24/08/2025

Denizde tekne, yat neyse karada da karavan aynı amaçla satın alınan birer araçtır. Tek ve standart amaç, doğa içinde olmak ve özgürce seyahat edebilmekten farklı değildir.
Her 2 grupta da donanımlar aynıdır.
Yaşam alanı ve kullanılan alet, araç, cihaz…vs.
Her 2 grupta da genel şikayet hijyen konuludur .Yaşam alanını kirletmek gibi.
Park ettiği alanı kirletip giden karavancıların olması, halkın genel faydalanmasına ait alanların karavanlar tarafından işgal edilmesi nedeniyle oluşan şikayetlerin yerel resmi yetkililerde cevap bulması yüzünden bugün yaşanan kovulmalar bu grupta yer alıyorken, denizde böyle bir durum daha farklı yaşanıyor.
Dolum seviyesine gelen atık su tankının boşaltılması denizde de belli başlı sorunlardan biridir. Her ne kadar boşaltım yapılmasını sağlayan gezici tekneler denizde varsa da sayılarının son derece az olması ve ihtiyaca cevap vermemesi yüzünden maalesef atığın denize atılması da söz konusu olabilmektedir.
Her 2 sektörde de sorunlar Turizm Bakanlığında birikiyor. Çözüm bulması için. Sorunların bir ucundan da iç işleri bakanlığı tutmaktadır. Neyse konuyu resmileştirmeyeyim daha çok. Nasıl olsa görmesi gereken gözler kör durumda.

Konu insan bilincinde merkezi bir noktaya geliyor. Edep, aile terbiyesi, empati gibi faktörler dikkate alınsa çözüm kendiliğinden gelecek, ama nerede bunlar?

Allahtan denizde bir kaç engelleyen faktör var. Fahiş marina kirası.Bir de kışlık bakım konusu. Ek olarak Amatör Denizci Belgesi adındaki ehliyet konusu da bir etken. Telsiz kullanım yeterlilik belgesi şartı….

Karavan tam bir başıboşluk yarattığı ve son zamanda rant konusu da dahil olduğu için iyice ipin ucu kaçtı. Artık başedilemez hale geldi.
Ülkemizin kıyı şehir ve ilçelerinde CHP nin hüküm sürmesinden şikayet etmek abes bir durumdur.
Asıl şikayet edilmesi gerekli tek faktör İNSANdır. Sen yapma ki başkası da yapmasın. Senin gibi diğer insanların da denizden faydalanma hakkı vardır. Denize dik park etmek varken paralel parketmekle kaybettirdiğin alanı düşünmek zorundasın. Bu egoistçe bir harekettir ve “ karavancılık” la bağdaşmaz. Asla. Bunun gibi diğer negatiflikler…

Bugüne dek sen böyle yaptın şimdi bunun cezasını da sen çekeceksin.

Şükür ki bazı sahil güzelliklerinin kara yolu yok. Sadece denizden ulaşım var. Bu sayede tabii güzelliği devam ediyor.

15/07/2025

TikTok’ta belki 10 larca motokaravan tanıtım videoları var. Yabancı markalı bunlar hep. Seyredenler, bunların satış performansını arttırma amaçlı olduğunu düşünebilirler, bu da doğrudur. Fakat asıl hedef, o firmanın becerisini, bu ili ne kadar büyük bir liyakatla yaptığının sunumudur, diye düşünüyorum.
Enfes denecek projeler var. O minicik banyo kabinine ayrı bir bölüm halinde duş alanı sığdırmak tümüyle akıl işi.
Kullanılan malzemelerin kalitesi adeta bağırıyor gibi.

Dikkat ettiğim bir şey oldu. Bu motokaravanlarda %90 İveco araç kullanılmış. İlginç geldi. Firmalar çoğunlukla İveco’yu işlemişler.

Yerli üreticilerimizin bir zaafı var. Bir modeli benimseyip,onu senelerce hiç değiştirmeden uygulamak. Bence bu, bir kısır döngü. Tabi, sadece firmayı suçlamak da yalnış. Müşteri “ bana ne verirsen kabulum” dediği için firmanın işine geliyor.
Halbuki müşteri gözünü açıp biraz video araştırsa dünyada nasıl üretim projeleri olduğunu görüp anlar ve firmayı yönlendirebilir.

15/07/2025

Kendi organize ettiği kalkışmayın bayram kabul etti ve tatil yapıp kutla.
Başka söze ne gerek.

14/07/2025

Karavancılık, en kısa sürede, EN AZ EŞYA ile, en çok yer ziyaretini öngören ve hiçbir karşı menfaat beklemeden YARDIMLAŞMAYI gerektiren bir spor, hobi, YAŞAM ŞEKLİdir.

Karavancılık, doğa gibi açık alanda özgürce ve hiç kimseye bağlı olmadan yapılır. Yaşam alanı doğanın ta kendisidir.
Karavancılık KESİNLİKLE apart evler, pansiyon, motel….vs. gibi betondan 4 duvar alanda yaşamayla kıyas edilemez.
Kamp alanı veya kampingde konaklama fiyatlarının özellikle pansiyon ve modellerle karşılaştırılması büyük HATAdır. Her ikisinin kıyası elma ile armutu kıyastan farksızdır. Lütfen bu karşılaştırmayı Karavancılık için yapmayın.

Karavancılığın ilk günleri bir çeşit eğitimdir. Bazı davranışların yalnış / doğruluğu tespit edilir.
Yanlışlardan biri, karavanı “ bu da lazım olur bir gün kullanırım” diye dolaplara doldurduğunuz eşya/ların hiç kullanılmadan geri getirilmesidir.

Karavancılar birbirinin hayatını yaşarlar. Benzerliklerden biri “ kıyafet tercihi” dir. Kimse kimseye sükse yapmaya teşebbüs etmeyeceği için kıyafetler son derece basittir. Gündüz tişört+şort, gece belki bir süveter veya eşofman. Standart budur. O nedenle gösterişli, cafcaflı kıyafetler daha negatif etki yapar. Bunlardan uzak durun.

13/07/2025

Karavancılık bir keyif işidir. Bir hobidir. Hobi, sevilmeden yapılır mı? Yapılmaz. Karavancılık eğer bir yaşam modeliyse ve bunu avuç dolusu paralar verip, satın alınıyorsa bundan zevk almak gerekir. İnsan severek yaptığı işden zevk alır.
Karavancılık eziyet olmaktan çıkarılmalıdır. Bu sözüm genellikle üreticileri kapsar. Donanımlar kolay ulaşılır yerde ve eziyet çekilmeden ulaşılır durumda olmalıdır.
Örnek. Atık du tanklarının deşarj vanaları illa çek vakfı tarzı da olmayabilir. O kadar çok yeni modeller üretilmiş ki kadın karavancılar bile tek hamlede, yorulmadan atık suyu deşarj edebiliyor.
Keza, temiz su tankına su doldurma işinde de hortum makarası karavanın yan kaportasına mesela kuvvetli bir mıknatısla sabitlenebilir. Veya kaportada bu makarayı raptedecek bir port, mekanizma monte edilebilir. Yani illa ki hortum makarasını yerlerde toz toprağın içi de sürüklemek gerekmez.
İşte bakın, yeni bir üründen sözettim. Hortum makarası.
Aslında karavancılar hortumu rulo yapıp bagajda muhafaza ederler ve bunun uzunluğu da en az 10 mt olduğu için bu rulo çok yer tutar.
Avrupalı bir motokaravanda gördüm. Hortum bir makaraya sarılıydı. Aynen kablo makarası gibi. Fakat hortum öyle bir parmak ölçüsünde kalın olmayıp, çok daha inceydi ve makaraya rahatça sarılıydı. Sonra bu makara kaportada bir yere tutturuldu ve orada sabitlendi. Hortumla çeşme arasındaki uzaklık 2-3 mt kadardı, yani kısa bir mesafeydi. Hortum makaradan çekilip çeşmeye bağlandı ve su takviyesi başladı.
Şunu demek istiyorum.
Karavan sahibi illa yerlere eğilmeden de deşarj ve takviye işi yapabilmeli. Bedensel problemi olabilir bir insanın ve onun yere eğerek işler yapmasını engellemek, üreticilerin meselesi olmalıdır.
TikTok’ta bile bir çok ultra medeni karavanlar var.
Karavan üreticilerinin yeniliğe ihtiyacının oldukça fazla olduğuna inanıyorum.

09/07/2025

Temu alış veriş sitesi oldukça yoğun sipariş alıyor Türkiye’den. Ben de bir kaç kez bazı malzemeler aldım. Firmanın, alınan ürünü iade etme halinde kabul edip ücretini de hemen ödüyor olması çok büyük bir nimet.
Firmada karavan konusunda çok geniş ürün seçeneği var. Yan tentenin bağlantı vidasına varıncaya dek detay ürünlere rastlamak mümkün. Fiyat esprisinin olmasından hiç bahsetmiyorum bile, her ne kadar %60 vergi olsa da bize göre daha ucuz kalıyor.
10 günde teslim edebiliyorlar.
Karavan sahiplerine öneririm. Bizde arayıp da pahalı bir fiyatla karşılaştıklarında TEMU’ya bir şans versinler.

14/06/2025

teker.com’UN HİKAYESİDİR BU YAZI.
Bugün 77 yaşındayım. 6teker.com Karavancılık sayfasının sahibiyim. İlk kurduğumda bu sayfayı sene 2008 di. Önce bu sayfayı kurdum. Ve diğer karavancılıkla ilgili büyük bir siteye üye olup, oradaki duayenlerin deneyimlerini okudum. Sorular sordum yanıtlar aldım. Arasıra tartıştığımız da oldu, ta ki ikna olana dek savunduğum fikirler oldu.
Nihayet 2009 geldi ve Haziran ayında ilk çekme karavanımıza kavuştuk. Planını kendimin çizdiğim ama alman Fendt markalı karavandan biraz çalıntılar yaptığım bir plandı. Buraya bir dolap, oraya bir başkası diye diye kabin uzunluğunu 485 cm e dayadık. Ağırlık 1,5 tona yakındı. Ve o tarihte altımızda ki oto ise Peugeot Partner marka 2000cc motorlu güçlü bir arabaydı. Bu karavanla ilk denememizi Erdek’e yaptık. Araba, karavanı uçuruyordu yollarda ve biz bundan çok sevinç duyuyorduk.
Bu karavanı 5,5 sene keyifle kullandık ama bir doğal afette üzerine ağaç düşmesi nedeniyle pert oldu.
Karavansız kalamazdık. Bu virüsü yemiştik bir kere.
Acilen 2nci karavan siparişi verdik. O tarihte Wolksvagen Transporter bir minibüsümüz vardı ve içine yatak, mutfak…vs. düzeni mı te ettirmiş olup kampervan gibi kullanıyorduk ama rahat değildik. O nedenle yeni bir çekmekaravan istedik. Bu da oldukça ufak bir modeldi ve tabi ki rahat edemedik. Ama 2 sene sabrettik. Bu karavanı İzmir’e satınca çok sevinmiştik.
Nihayet 3üncü ve son çekmekaravanımız geldi. Kabin boyu net 4 mt olup içini özel dekore ettirmiştik. Hatta split klima düzeni bile vardı.
Bu ç.karavanla 2015 de Adriyatik ülkelerini ziyaret ettik. 31 gün süren çok keyifli ve ilginç anları olan bir geziydi.
Avrupa dönüşünde Türkiye’nin ilk ve tek Türkçe yazılmış KARAVAN REHBER KİTABI nı yazıp bastırıp piyasaya verdik. 3000 e takın satışı oldu. Bugün bile o tarihte alanlar kendi yakınlarına haber verip aldırdıklarını duyuyorum.

Nihayet, ç.karavan sayesinde sahip olduğum bel fıtığı rahatsızlığı nedeniyle hem Transporter’ı hem de karavanı satıp, bir motokaravan siparişi verdik İzmir’e.
2,5 ay sonunda ama 4-5 kez İzmir’e firmaya ( İstanbul’dan) gidip imalatı kontrol etmiştim. Her gidişte biraz dokunmalar olmuştu plana. Süre sonunda nihayet motorize bir karavancı olduk.
Fakat bel fıtığım beni zorluyordu ve çok sevdiğimiz bu hayata 2022 de son noktayı koyduk. Artık yaya kalmıştık.

6teker.com’a bu süreçte hep anılarımızı yazmakla kalmayıp teknik, teorik tüm Karavancılık deneyimlerimizi de aktardık. Karşılıklı yazışmalar oluyordu. Bir blog yazarıydım ve her sene internette alan kirası ve Amerikan doları üzerinden ödeyince nihayet 6teker.com blog sayfasını kapadım. Ve Facebook’a taşıdım.
Orada da te geçen seneye dek devam ettirdim bu yazışmaları.
2008-2024. Tam 16 sene aralıksız bir bilgi paylaşımı yaptık.

Her şeyin bir sonu vardır. Bu tadına doyamadığım, bugün sağlığım elverse gözümü kırpmadan bu hayata atılırım dediğim karavan sevdasının da sonu gelmiş oldu.

Karavancılıpı birebir yaşamış olanlar için uzaktan seyretmek gerçekten zor. Fakat, hayatın sevilecek başka yönleri de vardır.

02/05/2025

Türkiye’de karavan sektörünün içinden çıkılmaz derecede başı bozuk ve sahipsiz olmasında tek etken turizm bakanının başkan gibi takipsiz taviz vermeyen nalıncı keseri gibi “hep bana” tarzı bir menfaat düşkünü olmasından kaynaklandı.
Oteller zincirine sahip olup yetinmeyip yenilerini ilave etmek üzere koy kapatan bir teşebbüs için karavan büyük bir rakiptir ve dolayısıyla da yok kadar önemsizdir.
Bu nedenle ancak belediyelerin gayretiyle ortaya çıkarılan kamp alanlarındaki aşırı fiyat istikrarsızlığı işte bu sahipsizliğin diğer bir göstergesidir. Karavan kullanıcılarının büyük oranda bir çaresi yok. Tahammülden başka.
Karavan sahiplenme konusunda bozuk ekonominin bir sonucu olan yüksek yakıt maliyeti ve konaklama dahil sahiplenme maliyetinin yükselmesi bir kaç sene önce ki hızlı gelişen satınalma faktörünü dizginlemiş gibi görünse de, bu ancak düşük gelirli vatandaşın hayalini gerçekleştirememesini sağladı. Cüzdanı kalın ve dolu olanlar ise aksine maliyeti daha yüksek modellere yöneldiler. Semientegre motokaravan gibi.
Tüm bu negatif etkenlere rağmen üretici firmaların teslim süreleri yine de 3 ayın altına düşmemesine şaşıralım mı?
Hayır. Neden peki. Çünkü üreticilerin kontrol ve denetim mekanizması sekteye uğramıştır. Mantar gibi türeyen yüzlerce firmayı kim denetlesin? Bu görev TSE nin ama hangi TSE?
170-190 bin liraya çekmekaravan satılan bir sektörde TSE nin etkenlik faktörü kocaman bir ? dir. TSE nin tek işi karavan konusu değil ki. Yüzbinlerce ürüne bir standart getirmeleri lazım. Karavan en son halka.
Her yeni oluşan ve sağlıklı gelişme gösteremeyen sektörde olduğu gibi karavan sektöründe de canı yanacak taraf tüketici olacaktır. Karavana dışarıdan bakıp da onu yabana atan her kim varsa ucuza sahip olduğu , olacağı o araç günün birinde karavan hurdalığını süsleyecektir. Bundan şüpheniz olmasın.

Üzerine yabancı ülkelerin bir kaçında eğitici kitaplar ve basılı diğer yayınlar olan bu konuya at gözlüğü ile bakılamayacağını öğrenenler paçayı kurtaracaklar
Hoşçakalın.

Eczacilar Frnerbahcede kahvaltida
20/04/2025

Eczacilar Frnerbahcede kahvaltida

16/04/2025

Karavancılık “ saltanatı” Türkiye’nin en kötü zamanına denk geldi. Oteller patronu bir turizm bakanı kendi kazancının düşmanı olacak olan karavan turizmine neden göz kırpsın ki. Elbette görmemezlikten gelecek. Onun patronu olan zatın zaten ülke kalkınmasıyla bir ilgisi yoktu. Ve sonuçta kendi belini kendisinin kestiği sektör olan Karavancılık böyle tutanın elinde kaldığı bir dönem yaşadı ve hala yaşamakta.
Uzaktan yama şeklinde yapılan müdaheleler bir sonuç vermeyecek. Çünkü temeli yok. Ya da çürük zemin üzerine inşa edilen basit bir bina kadar ayakta durmaya bakacak.
Karavan bir heves, bir macera ve bir eşe dosta gösteriş yapma aracı asla değildir. Karavanı kullanmanın kendine has bir yaşam tarzı, uygulaması vardır. Evin minyatürü dediğimiz bu yaşam, tamamen birebir bir uygulama da değildir, benzer ama farklı tarafları vardır.
En başta hijyen bilinci gelir. Evde kurulu sabit bir düzen vardır ve adeta robotlaşmış gibi gözü kapalı olarak bu düzeni kullanırız. Sorun da çıkmaz.
Ama karavanda evdeki o sabit düzen olmaz. İnsan, kendi geleneksel eğitimini ve bilincini kullanmak zorundadır. İşte püf noktası o “ eğitim ve bilinç” faktörü olup, orada tıkanıyor. Çoğunlukla.
Doğa, tabiat, açıkalan dediğimiz yerler insan hayvan ve bitkilerin ortak yaşam alanıdır. Aslında, o alanda insan diğer canlıların misafiridir. O alanın gerçek sahibi tüm hayvanat ve bitkilerdir. Karavanla biz onların davetsiz misafiri konumundayız. Ve onların yaşam alanına zarar vermekte maşallah çok hünerliyiz.😡.
Karavan kullanmanın ciddi eğitimini veriyor yabancı ülkeler ve sınav yapılıyor başarılı olanlara ehliyet veriliyor. İş, bu kadar ciddi ve önemli sizin anlayacağınız. Buna rağmen trafik kazaları gırla sosyal medyada. Ve biz.!!
Bugüne dek bir “ karavan hurdalığı” mız yoktu. Artık çok yakında o da olacak, hilkat garibesi gibi yapılan karavana benzeyen karavanların! yeri orası olacak.
Yazık demek geliyor içimden ama karavana gelene dek o kadar çok “ yazık” oldu ki, o hatırlanmayacak bile.

Address

Kadıköy/Erenköy
Istanbul
34738

Opening Hours

Monday 11:00 - 20:00
Tuesday 11:00 - 20:00
Wednesday 11:00 - 20:00
Thursday 11:00 - 20:00
Friday 11:00 - 20:00
Saturday 11:00 - 20:00
Sunday 11:00 - 20:00

Telephone

0531.7874494

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when 6teker.com posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share