Ergin Yeminli Mali Müşavirlik Limited Şirketi

Ergin Yeminli Mali Müşavirlik Limited Şirketi Yeminli Mali Müşavirlik Hizmetleri

Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşmeleri devam eden yeni Torba Yasa Teklifi, içerdiği geniş kapsamlı düzenlemeler nedeniy...
22/11/2025

Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşmeleri devam eden yeni Torba Yasa Teklifi, içerdiği geniş kapsamlı düzenlemeler nedeniyle kamuoyunda büyük merak uyandırdı. Vergi sisteminden kira gelirlerine, noter harçlarından muafiyetlerin kaldırılmasına kadar birçok başlığı kapsayan teklif, milyonlarca kişiyi etkileyebilecek önemli değişiklikler barındırıyor. İşte 36 maddelik Torba Yasa’nın dikkat çeken düzenlemeleri:

ENFLASYON MUHASEBESİ YOK
Ekonomi yönetimi ve iş dünyası tarafından yakından izlenen enflasyon düzeltmesi konusunun, torba teklife dahil edilmemesi dikkat çekti.

KİRA GELİRLERİNE YENİ VERGİ DÜZENİ
Teklifin en dikkat çeken bölümlerinden biri, mesken kira gelirlerindeki istisnanın daraltılması.
Mevcut durumda 47 bin TL’ye kadar kira geliri vergiden muafken, yeni düzenlemeyle bu istisnadan yalnızca emekli, dul, yetim veya malul aylığı alanlar yararlanabilecek.

KREDİ FAİZİ GİDERİNE SINIR
Kiraya verilen konutlar için kullanılan kredilerin faizlerinin gider olarak yazılması uygulaması kaldırılıyor.
Amaç, kredili ve kredisiz gayrimenkul sahipleri arasında vergi adaletini sağlamak ve konut yatırımlarının vergi avantajına dayalı şekilde yönlendirilmesini önlemek.

GEÇİCİ VERGİ DÖNEMİ 4’E ÇIKIYOR
Gelir vergisi mükellefleri için 4. geçici vergi beyannamesi yeniden getiriliyor.

GAYRİMENKULDE GERÇEK BEYAN ZORUNLULUĞU
Tapu işlemlerinde eksik bedel beyanı yapanlara uygulanan vergi ziyaı cezası %25’ten bir kata çıkarılıyor.

ARAÇ SATIŞLARINA NOTER HARCI
Sıfır ve ikinci el araç satışlarından artık nispi noter harcı alınacak.

RUHSATLARA YILLIK HARÇ UYGULAMASI
Kuyumcular, özel sağlık kuruluşları, veteriner klinikleri, ikinci el araç ve taşınmaz ticareti yapan işletmeler artık yıllık harç ödeyecek.
Harç tutarları 10 bin ile 50 bin TL arasında değişirken, büyükşehirlerde bu tutarlar bir kat artırımlı uygulanacak.

DÖNÜŞÜM VE FİNANSMAN DÜZENLEMELERİ
Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’na kamu bankalarından iç borçlanma yetkisi tanınıyor.
Ayrıca Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı 2027’ye kadar uzatılıyor.

ÇEKLERDE VADE UZADI
Çeklerin üzerinde yazılı tarihten önce bankaya ibraz edilmesi yasağı 2028 sonuna kadar uzatılıyor.

SPOR ORGANİZASYONLARINA VERGİ MUAFİYETİ
Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali, 2027 Konferans Ligi Finali ve 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası organizasyonlarına ilişkin tüm gelirler KDV ve gelir vergisinden muaf tutulacak.

TORBA YASA NE ZAMAN YÜRÜRLÜĞE GİRECEK?
Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmelerin tamamlanmasının ardından teklifin Genel Kurul gündemine gelmesi bekleniyor.

17/07/2020

İnşaat devam ederken yapılan reklam ve pazarlama harcamalarının doğrudan gider yazılıp yazılmayacağı;

Konut ve iş yeri projelerinin yapılması ile alakalı olarak, söz konusu projelere ilişkin olarak inşaatın devam ettiği süre içinde yapılan reklam ve pazarlama harcamalarının gider olarak mı yoksa maliyet olarak mı dikkate alınacağı, gider olarak dikkate alınması durumunda hangi dönemde gider olarak dikkate alınması gerektiği, adi ortaklıkça söz konusu harcamaların gerçekleştiği dönemde doğrudan gider olarak dikkate alınmasının mümkün olması ve ortaya çıkan dönem zararının ortaklara dağıtılması halinde ortaklarca bu zararın, adi ortaklıktan elde edilecek gelirlerle ilişkilendirilmesine gerek olup olmadığı hususlarında aşağıdaki açıklamaları yapmaya ihtiyaç vardır:(*)

Adi ortaklıklar Borçlar Kanununun 620-645 inci maddelerinde düzenlenmiş olup anılan Kanunun 620.nci maddesinde adi ortaklık, iki veya daha fazla kişinin, bir sözleşmeye dayanarak, ortak bir amaca ulaşmak için emek ve mallarını birleştirmesi olarak tanımlanmış ve iştirak halinde mülkiyet esasına göre faaliyet sürdüren adi ortaklıklar, elde ettikleri gelirin vergilendirilmesi açısından bağımsız bir ünite olarak kabul edilmemiştir. Adi ortaklıkların tüzel kişiliği olmadığı gibi gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmaları da söz konusu değildir. Adi ortaklık olarak faaliyette bulunulması halinde, ortaklığa stopaj ve katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmekte olup adi ortaklıkların kâr veya zararı, adi ortaklığı oluşturan ortaklar tarafından hisseleri oranında kendi kazançlarına dahil edilerek vergilenmektedir.

Buna göre, adi ortaklıklarda her bir ortak, ortaklık faaliyetinden kendi payına düşen kâr veya zararı, geçici vergi beyannameleri ile yıllık kurumlar vergisi beyannamesine dahil etmek zorundadırlar.

Adi ortaklığın faaliyeti süresince ortaklık bünyesinde oluşan maliyetler ile elde edilen hasılatın karşılaştırılması sonucu kâr veya zarar oluşmaktadır. Dolayısıyla, adi ortaklığın gelir ve giderlerinin ortaklık adına belgelendirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, adi ortaklık tarafından elde edilen gelirler ile giderlerin duruma göre maliyet veya gider olarak dikkate alınmak suretiyle adi ortaklıkta oluşan kazancın belirlenmesi ve oluşan kâr veya zararın adi ortaklıktaki ortaklık hisseleri oranında ortaklar tarafından kurum kazancına dahil edilerek beyan edilmesi gerekmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6.ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde ise 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı ifade edilmektedir.

Gelir Vergisi Kanununun 37.nci maddesinin birinci fıkrasında, her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiş, aynı Kanunun 38 inci maddesinde, bilanço esasına göre ticari kazancın teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonundaki ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu şekilde tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanunun 40.ncı maddesinde, safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup, bu maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin kazancın tespitinde indirim konusu yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Ticari kazancın tespitinde "tahakkuk esası ilkesi" ve "dönemsellik ilkesi" olmak üzere iki temel ilke geçerlidir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşmiş olması yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağının veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Dönemsellik ilkesi ise bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır. Dönemsellik kavramı gereğince işletmenin sürekli kabul edilen ömrü belli dönemlere bölünür ve her dönemin faaliyet sonuçları diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanır. Gelir ve giderler tahakkuk esasına göre muhasebeleştirilerek hasılat, gelir ve karlar aynı döneme ait maliyet, gider ve zararla karşılaştırılır.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun;

- 262 nci maddesinde maliyet bedelinin, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade ettiği,

- 274 üncü maddesinde, emtianın, maliyet bedeliyle değerleneceği,

- 275 inci maddesinde imal edilen emtianın (tam ve yarı mamul mallar) maliyet bedelinin mamulün vücuda getirilmesinde sarf olunan iptidai ve ham maddelerin bedeli, mamule isabet eden işçilik, genel imal giderlerinden mamule düşen hisse, genel idare giderlerinden mamule düşen hisse (Bu hissenin mamulün maliyetine katılması ihtiyaridir.) ile ambalajlı olarak piyasaya arz edilmesi zaruri olan mamullerde ambalaj malzemesinin bedelinden oluştuğu ve mükelleflerin, imal ettikleri emtianın maliyet bedellerini yukarıdaki unsurları ihtiva etmek şartıyla diledikleri usulde tâyin edebilecekleri, hükme bağlanmıştır.

o Bu hükümler çerçevesinde, inşa edilen bağımsız bölümlerin satışlarını hızlandırmak amacıyla yapılan reklam ve pazarlama harcamaları genel idare gideri mahiyetinde olup, Kanunun 275 inci maddesi uyarınca, söz konusu giderlerden mamule pay verilmesi ihtiyari bulunmaktadır.

o Belirtilen reklam ve pazarlama harcamalarının tahakkuk esası kapsamında miktar itibarıyla kesinleştiği dönemin kazancı ile ilişkilendirilerek gider olarak dikkate alınması veya inşaat maliyetlerine intikal ettirilmesi mümkün bulunmaktadır.

o Ayrıca, adi ortaklık bünyesinde doğan kar veya zararın ortaklıktaki hisseleri oranında paylaştırılarak, adi ortaklığın her bir ortağının ilgili dönem kurum kazancına dahil edilmesi gerekmektedir.

o Öte yandan, adi ortaklıkla ilgili reklam ve pazarlama giderlerinin doğrudan ortakların kendi kazançlarının tespitinde dikkate alınmayacağı tabiidir.
(*)Özelge,İstanbul Vergi Dairesi Bşk,Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü Sayı:62030549-125[8-2016/490]-111937, Tarih:21.04.2017

Address

Istanbul
34912

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Ergin Yeminli Mali Müşavirlik Limited Şirketi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share