NZT KİMYA TARIM Çözümleri

NZT KİMYA TARIM Çözümleri Tarım Kimyası,Zirai Danışmanlık ve Teknik Destek Şirketi

-Sana kimsenin elinden alamayacağı bir şey vereceğim Dantes. +Özgürlüğümü mü vereceksin?-Hayır! Özgürlük elinden alınabi...
27/07/2026

-Sana kimsenin elinden alamayacağı bir şey vereceğim Dantes.
+Özgürlüğümü mü vereceksin?
-Hayır! Özgürlük elinden alınabilir, sana bilgi vereceğim.

'Monte Kriste Kontu' Aleksandre Dumas

Ailanthus altissima, halk arasında bilinen adıyla kokar ağaç, bitki dünyasının en sıra dışı, dayanıklı ve aynı zamanda e...
15/07/2026

Ailanthus altissima, halk arasında bilinen adıyla kokar ağaç, bitki dünyasının en sıra dışı, dayanıklı ve aynı zamanda en sorunlu türlerinden biridir. Bu ağacın sahip olduğu hayatta kalma stratejileri ve bilimsel özellikleri, onu sıradan bir bitki olmaktan çıkararak oldukça başarılı bir istilacı türe dönüştürmüştür.

Bu ağaca kokar ağaç, kokarağaç veya osuruk ağacı denmesinin belirgin bir nedeni vardır. Yaprakları, dalları ve özellikle erkek çiçekleri ezildiğinde ya da kırıldığında çevreye keskin ve rahatsız edici bir koku yayar. Bu koku bazı kişiler tarafından çiğ fıstık ezmesine, kedi idrarına veya çürümüş kuruyemişe benzetilir. Kokunun kaynağı, yaprakçıkların tabanında bulunan salgı bezleridir. Ağacın ürettiği bu kimyasal maddeler, otçul hayvanların ve bazı böceklerin yaprakları yemesini engelleyen doğal bir savunma mekanizmasıdır.

Kokar ağaç, kış aylarında yapraklarını tamamen döken bir türdür. İlkbaharda diğer birçok ağaçtan daha geç, genellikle nisan sonu veya mayıs başında yapraklanmaya başlar. Yapraklanma başladıktan sonra ise oldukça hızlı gelişir. Tek bir bileşik yaprağın uzunluğu bir metreye yaklaşabilir ve üzerinde çok sayıda yaprakçık bulunabilir. Sonbaharda, genellikle ekim sonu ile kasım aylarında yapraklar sarararak dökülür. Dökülen yaprakların ayrışması sırasında toprağa karışan bazı maddeler, çevredeki diğer bitkilerin gelişimini olumsuz etkileyebilir.

Kokar ağaç Türkiye’nin yerli veya endemik bir türü değildir. Doğal yayılış alanı Çin’in kuzey ve orta kesimleri ile Tayvan’dır. Çin kültüründe uzun bir geçmişe sahip olan bu tür, geleneksel tıpta da kullanılmıştır. Ağaç, 1700’lü yıllarda Çin’den Avrupa’ya ve Amerika’ya cennet ağacı adıyla egzotik bir süs bitkisi olarak götürülmüştür. Türkiye’ye ise büyük olasılıkla Osmanlı döneminde, 19. yüzyıl civarında getirilmiştir. Hızlı büyümesi, geniş gölge oluşturması, hava kirliliğine ve zorlu şehir koşullarına dayanıklı olması nedeniyle özellikle büyük şehirlerde park ve bahçelere dikilmiştir. Ancak zaman içerisinde kontrolsüz biçimde yayılarak istilacı bir türe dönüşmüştür.

Kokar ağacın en dikkat çekici özelliklerinden biri, çevresindeki bitkilerin gelişimini kimyasal maddelerle baskılayabilmesidir. Kökleri, kabukları ve yaprakları aracılığıyla toprağa ailanthone adı verilen bir bileşik bırakır. Bitkilerin birbirlerinin gelişimini kimyasal maddeler yoluyla etkilemesine allelopati adı verilir. Ailanthone, bazı bitki tohumlarının çimlenmesini ve genç bitkilerin gelişmesini engelleyebilir. Böylece kokar ağaç, çevresindeki rakip bitkileri baskılayarak kendisine daha geniş bir yaşam alanı oluşturur.

Bu tür; egzoz gazına, hava kirliliğine, kuraklığa, fakir topraklara ve ağır metallerle kirlenmiş alanlara karşı oldukça dayanıklıdır. Kök sistemi çok güçlüdür. Kaldırımların, duvarların, yapı temellerinin ve tarihi yapıların çatlaklarına yerleşerek zarar verebilir. Kesildiğinde köklerinden ve gövde çevresinden çok sayıda yeni sürgün çıkarabilir. Bu nedenle yalnızca gövdenin kesilmesi, ağacın tamamen ortadan kaldırılması için çoğu zaman yeterli olmaz.

Kokar ağacın bazı kullanım alanları da bulunmaktadır. Çin’de yaprakları, Ailanthus ipek güvesi olarak bilinen bir güve türünün beslenmesinde kullanılır. Kerestesi yüksek kaliteli kabul edilmese de hızlı büyümesi nedeniyle selüloz, kâğıt ve yakacak odun üretiminde değerlendirilebilir. Kabuk ve köklerinden elde edilen bazı özler geleneksel Asya tıbbında ishal, astım ve parazitlere karşı kullanılmıştır. Ancak bu tür tıbbi kullanımların doktor gözetimi olmadan uygulanması ciddi sağlık riskleri doğurabilir. Bitkinin içerdiği bazı kimyasal maddelerin sıtma ve kanser hücreleri üzerindeki etkileri konusunda bilimsel araştırmalar yürütülmektedir. Bununla birlikte laboratuvar çalışmalarında elde edilen sonuçlar, bitkinin güvenli ve kanıtlanmış bir tedavi yöntemi olduğu anlamına gelmez.

Geçmişte hızlı büyümesi ve güçlü kök sistemi nedeniyle erozyon kontrolü, bozulmuş alanların yeşillendirilmesi ve bazı sulak alanların kurutulması amacıyla dikilmiştir. Günümüzde ise doğal bitki örtüsünü baskılaması, hızla yayılması, yapılara zarar vermesi ve kontrolünün oldukça zor olması nedeniyle birçok ülkede önemli bir istilacı tür olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle yeni alanlara dikilmemesi, mevcut bireylerin ise uzmanlar tarafından uygun fiziksel ve gerektiğinde kimyasal yöntemlerle kontrol altına alınması önerilmektedir.

15/07/2026
İÇİNDE HAYÂL EDEBİLECEĞİNİZ HERŞEY VAR😎
30/06/2026

İÇİNDE HAYÂL EDEBİLECEĞİNİZ HERŞEY VAR😎

BİR ÇİFTÇİ HERGÜN TARLASININ SÜRÜLÜ KISMI KADAR YER SÜRÜYORMUŞ.BU ÇİFTÇİ TARLASININ YARISINI 9(DOKUZ)GÜNDE SÜRDÜĞÜNE GÖR...
27/06/2026

BİR ÇİFTÇİ HERGÜN TARLASININ SÜRÜLÜ KISMI KADAR YER SÜRÜYORMUŞ.BU ÇİFTÇİ TARLASININ YARISINI 9(DOKUZ)GÜNDE SÜRDÜĞÜNE GÖRE TAMAMINI KAÇ GÜNDE
SÜRER???
CEVAP: ASTROLOJİ'DE;)

Yunanca logos, ratio ve aritmos kelimelerinden türetilen"logos ari...

APTAL PUMA SENDROMU???     EVRİMLEŞEBİLMEK İÇİN HERŞEYDEN ÖNCE FARKINDALIĞIMIZIN SOSYAL DÜZENLE OLAN BAĞLARINI KOPARMALI...
27/06/2026

APTAL PUMA SENDROMU???

EVRİMLEŞEBİLMEK İÇİN HERŞEYDEN ÖNCE FARKINDALIĞIMIZIN SOSYAL DÜZENLE OLAN BAĞLARINI KOPARMALIYIZ!!!

FARKINDALIK ÖZGÜR KALIR KALMAZ "NİYET" ONU YENİ BİR EVRİMLEŞME YOLUNA SOKACAKTIR..!

Kedigillerin en büyüklerinden biri olan puma,kuzey ve güney amerikada yaşayan yırtıcı bir hayvan türüdür.

Yalnız dolaşmayı seven bu harika kedi,oldukça hızlı ve kıvrak koşarak tüm enerjisini avını kovalamak ve yakalamak üzere ayarlar.

Bu ölüm koşusu bazen pumanın bazense hayatı için koşan kurbanın zaferiyle sonuçlanır.

Oldukça hızlı olmasına rağmen geyiğin peşinden daha çok koşarken tavşanın peşinden daha az koşar.

Çünkü harcayacağı enerjiyle elde edeceği enerjiyi beyin hücrelerinde saniyede hesaplayıp kaybının daha çok olacağına inandığı hiçbir avın peşinden koşmaz.

Yenilgiyi kabul edip başka bir av arayışına girer.

İnsan beyni puma beyninden çok daha fazla sayıda hücre içerdiği halde,insanlar pumanın yaptığının tam tersini yapabilmektedirler.

İşte bu insanlar "Aptal Puma Sendromu" yaşayanlardır.
Tıp literatüründe bu sendrom,takıntılı ruh haline karşılık gelir.

Yani bir anlamda takıntılarının kurbanı olan insanların yaşadıkları psikolojik bir rahatsızlıktır ve özellikle günümüzde oldukça yaygın olarak görülmektedir.

Ersin ASLAN
TEL:0(530)966 27 07
MAİL:[email protected]
FACEBOOK
SAYFA&GRUP:NZT KİMYA TARIM ÇÖZÜMLERİ

KSİLEM NEDİR??FLOEM NEDİR??Basitçe anlatmak gerekirse damarlı bitkilerde suyu, besini ve şekeri dağıtan tüpe benzer yapı...
26/06/2026

KSİLEM NEDİR??FLOEM NEDİR??
Basitçe anlatmak gerekirse damarlı bitkilerde suyu, besini ve şekeri dağıtan tüpe benzer yapılardır.

Su ve besinler topraktan KSİLEM tarafından yukarı doğru taşınmalı ki yapraklar,köklerin sağlıklı kalması için FLOEM aracılığı ile aşağı taşınabilecek olan şekeri üretebilsin.

Bitkiler aleminde değişmez bir kural olmamakla birlikte KSİLEM'i YUKARIYA ÇIKAN MERDİVEN OLARAK,FLOEMİ İSE AŞAĞI DOĞRU İNEN OLUK OLARAK düşünebilirsiniz..!

Ersin ASLAN
TEL:0(530)966 27 07
MAİL:[email protected]
FACEBOOK
SAYFA&GRUP:NZT KİMYA TARIM ÇÖZÜMLERİ

Kamış, ses verince; NEY oldum sanır,Abdal, ata binince; BEY oldum sanır,Kupa, sarhoş elinde MEY oldum sanır,Cebir, zorba...
24/06/2026

Kamış, ses verince; NEY oldum sanır,
Abdal, ata binince; BEY oldum sanır,
Kupa, sarhoş elinde MEY oldum sanır,
Cebir, zorba emrinde; REY oldum sanır.
İp, elde gerilince; YAY oldum sanır,
Sıpa, kısrak yanında; TAY oldum sanır,
Gasp, haydut üleşince; PAY oldum sanır,
Yolak, içinde su akınca; ÇAY oldum sanır.
Topuk, Kırata kalkınca; BAŞ oldum sanır,
Eğri, ahunun betinde; KAŞ oldum sanır,
Gazel, dalda kalınca; YAŞ oldum sanır,
K*m, harca girince; TAŞ oldum sanır.
Kütük, çaya düşünce; SAL oldum sanır,
Kök, yerden çıkınca; DAL oldum sanır,
Hal, çi***ne dilinde; FAL oldum sanır,
Yal, kaba konunca; BAL oldum sanır.
Tümsek, ovada yığılsa, DAĞ oldum sanır,
Gün, miskine sorunca; ÇAĞ oldum sanır,
Şalgam, aşa girince; YAĞ oldum sanır,
Vaha, çölün içinde; BAĞ oldum sanır.
Yablak, yüzüne gülünce; YAR oldum sanır,
Kırağı, şafağa erince; KAR oldum sanır,
Tef, çi***ne kolunda; TAR oldum sanır,
Kemik, itin ağzında; ZAR oldum sanır.
Yonga, yosun içinde; KAV oldum sanır,
K*msal, dalga altında; TAV oldum sanır,
Kıvılcım, yanan tende; LAV oldum sanır,
Ses, çalgı telinde; SAV oldum sanır.
Tavuk, komşu gözünde; KAZ oldum sanır,
Kıymık, suyun içinde; SAZ oldum sanır,
Çile, derviş gönlünde; HAZ oldum sanır,
İnat, keçi huyunda; NAZ oldum sanır.
Mıcır, kopsa kayadan; TÖZ oldum sanır,
Değnek, körün elinde; GÖZ oldum sanır,
Yalan, çıkınca dilden; SÖZ oldum sanır,
Kül, sönen ocakta; KÖZ oldum sanır.
Kuytu, muhtaç anında; HAN oldum sanır,
Leş, sırtlan karnında; CAN oldum sanır,
Arka, köçek belinde; YAN oldum sanır
Ayıp, rezil dilinde ŞAN oldum sanır.
Diken, bülbül konunca; GÜL oldum sanır,
Gayret, namert işinde; ZÜL oldum sanır,
Kömür, ateş görünce; KÜL oldum sanır,
Aba, Yörük perinde; TÜL oldum sanır.
Parmak, tetik çekince; KOL oldum sanır,
Sağ, ayna önünde; SOL oldum sanır,
Dar, cılız belinde; BOL oldum sanır,
Kıl, sırat üstünde; YOL oldum sanır.
Kertek, çerçeve üstünde HAT oldum sanır,
Yama, fakir yeninde; KAT oldum sanır,
Yavan, tatsız ağzında; TAT oldum sanır.
Kişi eline davul alınca; KAM oldum sanır..
Şah, benim elimde; MAT oldum sanır...
ŞAH-MAT..................................

MANGAN(Mn) NEDİR?TARIMSAL ÜRETİMDEKİ ÖNEMİ NEDİR??TÜM CANLILAR İÇİN ÖNEMİ NEDİR???   Toprakta bulunan MANGAN bileşikleri...
24/06/2026

MANGAN(Mn) NEDİR?TARIMSAL ÜRETİMDEKİ ÖNEMİ NEDİR??TÜM CANLILAR İÇİN ÖNEMİ NEDİR???

Toprakta bulunan MANGAN bileşikleri ile toprak pH'ı arasında yakın bir ilişki vardır.

Asit topraklarda MANGAN bileşiklerinin çözünürlüğü nedeniyle MANGAN alınabilirliği oldukça yüksektir.Buna
karşılık,pH'ı yüksek topraklarda MANGAN alınabilirliği düşüktür.

PH'ın bir birim yükselmesi ile çözünen Mn+2 iyonu miktarı 100 kat azalmaktadır.

Bu nedenle de pH'ı yüksek olan topraklarda yetiştirilen bitkilerde MANGAN noksanlığı sık görülür.

MANGAN noksanlığı çoğu kez kireçli,pH'ı yüksek topraklar üzerinde yetiştirilen bitkilerde görülür.Böyle durumlarda toprağa MANGAN SÜLFAT gibi tuzlar vermek
genellikle YARAR SAĞLAMAZ.

Çünkü toprağa verilen Mn+2 iyonu kısa sürede yükseltgenir ve alınamaz hale geçer.Bu gibi topraklara eğer MANGAN gübresi verilecekse,SERPME yerine,BANDA UYGULAMA tercih edilmelidir.Böylece Mn+2 iyonunun yüzey alanı azaltılıp oksitlenme yani yükseltgenme oranı düşürülür yada geciktirilir.

MANGAN'lı gübrelerin yaprağa uygulanmalarıda mümkündür.MANGAN'lı gübre olarak kullanılmak üzere
çeşitli MANGAN-ŞELATLAR üretilmektedir.Ancak şelatlanmış MANGAN kolayca diğer bazı katyonlar (özellikle potasyum) tarafından yerinden çıkarılabilmektedir.

Bu nedenle MANGAN şelatlarının toprağa uygulanmaları pek yararlķ olmamakla birlikte rasyonel yani amaca uygun bir uygulama değildir.

Yaprak gübrelemelerinde %1 lik MANGAN SÜLFAT (MnSO4) çözeltisi veya dekara 10 la 50 gram MANGAN hesabıyla şelatlı gübreler kullanılabilir.Şelat maddesi olarakta pirofosfatlar,EDTA(etilen diamin tetra asetik asit) yada sitrat(limon tuzu) kullanılabilir.

MANGAN ın bitkide hareket kabiliyeti iyi olmadığından yaprak uygulamaları genellikle iki yada üç defa tekrarlanmalıdır.

Toprağa verilecekse dekara 3 kg MANGAN hesabıyla MANGAN SÜLFAT verilmelidir ki bu hem maliyetli hemde amaca uygun olmaz.

Bitkilerin MANGAN kapsamları çoğunlukla 20-400 ppm(milyon kısımda 20 ila 400 kısım) arasında bulunmaktadır.Bununla birlikte birçok bitkide yapraklarda 20-25 ppm ve üzerinde MANGAN iyonu bulunması bitki için yeterli olmaktadır.

Bitkide hücre organelleri içerisinde MANGAN noksanlığına karşı en duyarlı olan organeller kloroplastlardır.MANGAN noksanlığında kloroplast oluşumu bozulur.MANGAN noksanlığı çeken bitkilerde hücreler küçülür,hücre duvarı hakim duruma geçer.

MANGAN noksanlığına ait belirtiler MAGNEZYUM noksanlığına benzer.

Yapraklarda damarlar arasında sararma görülür.Ancak magnezyum noksanlığında belirtiler önce yaşlı yapraklarda görülmesine karşın MANGAN noksanlığında belirtiler önce genç yapraklarda görülür!!!

Dikotiledon bitkilerde MANGAN noksanlığında damarlar arası kloroza ilave olarak ,yapraklarda sarı noktalar halinde lekeler oluşur.

Monokotiledon bitkilerde,özellikle YULAF ta yaprakların alt bölümlerinde yeşilimsi gri benekler ve çizgiler oluşur.Yulafta sık görülen mangan noksanlığının
bu belirtisine GRİ BENEK HASTALIĞI adı verilmektedir.

Noksanlıktan etkilenen bitkinin turgor u bozulur ve hastalığın ileri aşamasında yapraklar orta kısımlarından kırılarak üst bölümleri aşağı sarkar.

Buğday ve Arpa bitkilerinde noksanlık belirtileri de Yulaf ınkine benzer ,ancak daha az belirgin haldedir.

MANGAN noksanlığının görülme sıklığı ve şiddeti mevsimsel koşullara da bağlıdır.

Noksanlık genellikle soğuk ve yağışlı mevsimlerde şiddetli görülmektedir.Bu koşullarda kökün metabolik aktivitesi düşmekte ve MANGAN alınımı azalmaktadır.

MANGAN noksanlığına en duyarlı sebzeler Fasulye,Soğan,Bezelye,Salatalık,Domates dir.En az duyarlı sebze Pırasa olup,diğer sebzeler orta derecede duyarlıdır.

Tarla bitkileri ve meyvelerden MANGAN noksanlığına
özellikle duyarlı olanlar Yulaf,Bezelye,Şeker Pancarı,Patates,Pamuk,Yer Fıstığı,Elma,Kiraz ve Turunçgillerdir.

Hıyar bitkisi MANGAN noksanlığına çok duyarlıdır.Noksanlık yapraklarda ağ şeklinde yeşilimsi sarı veya tamamen sarı kloroz şeklinde görülür.Başlangıçta en ince damarlar dahi yeşil renklerini korurlar.Sonraları ana damarlar dışında renk sarı ve sarımsı beyaza döner.Kahve renkli lekeler oluşur.Uç yapraklar neredeyse tamamen beyaz olurlar.Büyüme geriler ve yeni çıkan yapraklar küçük kalırlar.

Domates bitkiside MANGAN noksanlığına oldukça duyarlı bir bitkidir.Noksanlık kendini yapraklarda ince damarlar arasında renk açılması şeklinde belli eder.En
ince damarlar dahil,yeşil damarlar arasında,damarlarla çevrelenmiş açık renkli adacıklar şwklinde bir görüntü oluşur.Oldukça tipik bir görüntüdür.Daha sonra hücrelerin ölmesi neticesinde ,beyaz lekeler kahverengine döner.Yaprak sapları ve gövde üzerinde de kahve ve siyahımsı kahve renkli nekrotik lekeler oluşur.Noksanlık sürerse büyüme noktaları ölür.Noksanlık şiddetli ise çiçek
ve meyve azalır.Meyvede şeker ve vitamin C kapsamı düşük olur.

Marulda noksanlık tüm bitkide rengin sarıya çalan yeşil veya belirgin sarı bir görüntü almasına neden olur.Öncelikle yaşlı yapraklarda damarlar arasında renk açılır.Kahverengi noktalar şeklinde nekrozlar oluşur.Bu lekeler özellikle yaşlı yapraklarda ve yaprak kenarlarında kendini gösterir.Antosiyan içeren çeşitlerde kırmızımsı renk görülür.

Kireçli topraklar üzerinde yetişen turunçgillerde MANGAN noksanlığı sık görülür.Esasen kireçli topraklar
da Elma,Armut,Kiraz,Erik gibi meyve ağaćlarında da
MANGAN noksanlığına oldukça sık rastlanır.

Özellikle uzun süren kurak dönemlerden ve uzun süren yağışlı havalardan sonra MANGAN noksanlıkları ortaya
çıkabilmektedir.Meyve ağaçlarında MANGAN noksanlığı belirtileri birbirine benzerlik gösterir.Hafif ve orta derecede noksanlık halinde,genç yapraklarda ,damar aralarında hafif renk açılması ortaya çıkar.Bu renk açılması oldukça hafif olup,ancak, yaprak ışığa tutulduğunda görülebilir derecededir.Noksanlığın daha şiddetli olması halinde renk açılması artar ve yaprak ağ görüntüsü alır.Daha sonraki aşamada,tüm yaprak yüzeyini beyazımsı sarı renkli noktalar kaplar.

Meyve ağaçlarında MANGAN noksanlığı belirtileri,DEMİR noksanlığı ile karıştırılabilir.Yaprak analizleri doğru teşhis için önemli bir araçtır.25-30 ppm den az MANGAN bulunursa,MANGAN noksanlığından söz edilebilir.20 ppm den düşük MANGAN kesin olarak noksanlığı işaret eder.

Taş çekirdekli meyvelerden ŞEFTALİ;KAYISI VE ERİK ağaçlarına göre daha çok MANGAN a ihtiyaç gösterir.

Asmada yaprak yüzeyinde uniform-homojen bir sararma olur.Yapraklar normalden küçük ve açık yeşil renklidirler.Zamanla çok sayıda,küçük nekrotik lekeler ortaya çıkar ve sonunda sarı bölgeler kahve rengine döner ve yaprak ölür.

Çilek bitkisinde yapraklarda damarlar ve yaprak kenarları koyu yeşil renkli görünürler.Aralarda renk donuk sarımsı yeşildir.Menekşe ve kahverenkli noktalar oluşur,bu noktalar yaprak kenarlarına doğru daha yoğundur.Belirtiler orta yapraklarda kendini gösterir.

Çiçekli süs bitkilerinde MANGAN noksanlığı,diğer bitkilerde tarif edilenlere benzer belirtilere neden olur.
Ancak yaprağın ve damarların şekline göre bazı değişiklikler görülür.

Şeker pancarı ve yemlik pancarda genç yapraklar açık,parlak yeşil renkli olurlar.Yaşlı yapraklarda ağ şeklinde veya noktalar halinde klorotik lezyonlar oluşur.
Özellikle yaşlı yapraklarda damarlar koyu yeşil renklerini korurlar.Yapraklar kenarlardan içe doğru kıvrıktırlar.

Patateste en genç yapraklar açık renkli ve solgun görünümdedirler.Genç yaprakların damar aralarında renk açılarak kloroz meydana gelir ve hemen arkasından çok sayıda kahverengi noktalar şeklinde lekeler çıkar.Lekeler daha çok ana damar çevresinde toplanırlar ve yaprak sapına doğru iyice sayıları artar.Bitki bodur kalır.

Baklagil çeşitlerinde MANGAN noksanlığında,genç yapraklarda damarlar arasında benekli ağ şeklinde kloroz görülür ve aynı anda yaprak kenarlarında noktalar halinde nekrozlar oluşur.Noksanlığın şiddetli olması durumunda,nokta şeklindeki bu nekrozlar birleşerek geniş lekeler oluştururlar.Yaprak kenarları kıvrılır ve kurur.Eğer noksanlık uzun süre şiddetli şekilde devam ederse yaşlı yapraklardada damarlar arası sararma olur
ve yapraklar ölür.Tane oluşumu çok azalır,olan tanelerin üzerindede kahve-siyah renkli lekeler oluşur.

Mısırda genç ve yaşlı yapraklarda ,yaprakların orta kısımlarında sarımsı yeşil çizgiler oluşur.Benzer kloroz demir noksanlığındada görülmekle birlikte demirde bu belirtiler başlangıçta sadece genç yapraklardadır.MANGAN noksanlığının şiddetli olması durumunda sarı renkli çizgiler nekrotik bir hal alır ve iyice beyaza döner.Genç yapraklar çıkarken genelde beyaz soluk yeşildirler.Noksanlık hafif olsa dahi ürün miktarında azalma kaçınılmaz bir hale bürünür.

Çeltik bitkisinde daha çok genç yapraklarda,damarlar arasında sarı ve açık yeşil çizgiler oluşur.Yaşlı yapraklarda sarımsı yeşil renktedirler.Çizgiler yaprak ucundan başlayarak damarlara paralel olarak orta kısımlara doğru yayılır.Daha sonra koyu kahve renkli,nekrotik lekeler oluşur.Yeni çıkan yapraklar kısa,dar ve açık yeşil renkli olurlar ve hızlı bir şekilde nekroz geliştirirler.Kardeşlenme çok zayıflar veya hiç olmaz.Kök
gelişmesi geriler.Tane oluşumu ise ya olmaz ya da çok az olur..

MANGAN(MANGANEZ)'İN DİĞER KULLANIM ALANLARI

Manganez önemli ölçüde demir-çelik ve kimya sanayisinde sıklıkla kullanılmaktadır. Üretilen manganın yaklaşık olarak %90’ı demir çelik sanayiinde kullanılmaktadır. Kalan kısmı ise kimya sanayiinde kullanılmaktadır.

Bunlar haricinde manganez; alüminyum endüstrisinde alaşım malzemesi olarak, pil üretiminde, cam ve seramik endüstrisinde, elektrolitik çinko üretiminde, kaynak endüstrisinde, oto boyası, çimento, refrakter, petrokimya, fotoğrafçılık, suni gübre ve ilaç endüstrisinde kullanılmaktadır.

Mangan sülfat ise kimya endüstrisinde, ilaç endüstrisinde ve gübre endüstrisinde kullanılmaktadır.

Neredeyse tüm çelik türlerinin bünyesinde mangan elementi yer almaktadır. Hadfield çeliğinde manganez miktarı %13-14’lere kadar çıkmaktadır. Manganez elementinin eklenmesiyle; çeliğin dövülme, haddelenme, mukavemet, tokluk, sertlik, aşınma, sertleşebilirlik ve rijitlik gibi özelliklerini geliştirmektedir. Ayrıca manganez çelik sanayiinde sülfür ve oksijen gidermek amacıyla da kullanılmaktadır.

Çelik üretimi

Manganezin, çeliğin bahsi geçen özelliklerinin geliştirilmesi sebebiyle makas üretiminde kullanılacak olan çeliklerin yapımında mangan ilavesi yapılmaktadır. Aynı zamanda zırh çeliklerinin üretiminde de mangan ilavesi görülmektedir.

Manganez içeren bakır alaşımları ise, elektrik iletkenliğinin düşük olmasından dolayı, duyarlı elektrik dirençlerinde ve ısıtıcı rezistansların üretiminde kullanılmaktadır.

Manganez alüminyum alaşımları, meşrubat kutularının sertliğini artırmak için kullanılmaktadır.

Manganez tuzları (sülfat, karbonat, oksit, klorür) kolloidal halde enfeksiyon oluşumuna karşı hücre metabolizmasını hızlandırıcı olarak anemi tedavisinde de kullanılmaktadır.

Manganez, çeliği sertleştirmek ve içindeki yabancı maddeleri temizlemek için çelik üretiminde kullanılır. Demiryolu raylarındaki çelik % 1.2'ye kadar manganez içerebilir. Hidrojen oluşumunu önlemek için kuru pillerde, demir kirleticilerin neden olduğu yeşil rengi gidermek içinde camlarda kullanılır. Manganez canlılarda B1 vitamininin etkinliği için çok önemlidir.

POTASYUM PERMANGANAT NEDİR???

Kuvvetli bir yükseltgendir.

Tıpta salgın ihtimallerine karşı meyve ve sebzelerin yıkanmasında mikrop öldürücü
olarak kullanılır.

Boyahanelerde renk açıcı olarak kullanılır.

16 kat soğuk suda;3 kat sıcak suda çözelti oluşturur.

Belli organik maddelerle temas etmesi halinde dekompoze olur.

İyodür maddeler,indirgeyici maddeler ve organik maddelerin çoğu ile geçimsizdir.

Oksidan etkisine bağlı olarak ,dezenfektan,deodorizan(koku giderici),astrenjan(büzücü-kurutucu) et
ki oluşturur.

Vücut sıvılarında hızla indirgendiğinden bakterisid etkisi minimaldir.

Konsantre çözeltileri kostik madde olarak kullanılır.

Seyreltik çözeltileri mukozalar için tahriş edici özelliktedir.

Seyreltik çözeltileri astrenjan(büzücü-kurutucu)’dır.

Terin kötü kokmasının engellenmesinde kullanılır.

Atlet ayağı mantar enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılır.

Sarmaşık zehri dermaditinde kullanılır.

Potasyum klorür maddelerinide oksitleyerek parçalayabildiği için yılan ve akrep sokmalarına karşı kullanılır.

Alkoloid yapılı ve diğer çoğu ilaçlarıda oksitleyerek etkisiz hale getirdiğinden çözeltileri mide yıkanmasında kullanılır.

Formaldehit buharı oluşturmak için formaldehit çözeltisine eklenir ve çıkan formaldehit buharı oda ve kabinlerin dezenfeksiyonunda kullanılır.

Salyangoz ve parazitleri öldürmede kullanılır.

Akvaryum ve havuzları berraklaştırmada kullanılır.

Boya sanayisinde ağartmada kullanılır.

Fotoğrafçılıkta ağartmada kullanılır.

Meyve ve sebzelerin soğuk hava depolarında etilen(yaşlılık hormonu) salgılamasını önlemede kullanılır.

Sodyum Hidroksit(kostik)(NaOH) ile karıştırıldığında dezenfektan özellik gösterir ve çok etkili dahası emsallerinden çok daha düşük maliyetlidir.

Havuz sularını demir ve hidrojen sülfür(H2S) den temizler dolayısıyla berraklaştırmada kullanılır.

Muz,Kivi,Brokoli ve Taze Fasulye bu madde emdirilerek paketlenir.

Dekorlara(kumaş,kereste,cam) eski görünüm vermek için kullanılan temel bir bileşiktir.

Ateş yakıcı olarak kullanılır.

Su temizleyici ve arıtıcı olarak kullanılır.

Karda sinyal verici olarak kullanılır.

Labaratuarlarda alken ve NO ayıracı olarak kullanılır.

Hidrojen Peroksit(H2O2) nin fazla oksijeninin kopmasını hızlandırır.Tıpkı mangan dioksit(MnO2) gibi,tıpkı katalaz enzimi gibi!!!!!!!!!

Sekonder amiloidozu primer amiloidozdan ayırt etmede kullanılan boyama testinde kullanılır.

Balık hastalıklarının tedavisinde koruyucu olarak kullanılır.

Potasyum permanganat okside olduğunda
rengini kaybeder.

Gliserin yada şeker(çay şekeri) ile birlikte ekzotermik(ısı veren) reaksiyon oluşturarak
kibrit kullanmadan ateş yakabilme imkanı sunar.

Kimyasal tepkimelerde çok güçlü bir yükseltgendir.Karboksilli asit sentez tepkimelerinde sıklıkla yükseltgen(oksitleyici)olarak kullanılır.

Doku enzimini kullanan antiseptik bir dezenfektandır.

Çok güçlü bir yükseltgen olduğu için normalde ketona kadar yükseltgenebilen sekonder alkolleri karboksilik aside kadar yükseltgeyebilir.

Mangan’ın +7 değerlikte olduğu bileşiktir.

Etil alkol’ün saflığını test etmek amacıyla kullanılır.

Hava filtreleme sistemlerinde Aktif Karbon ve Hepa ile birlikte kullanıldığında çok daha iyi filtreleme yapan,uygulama şekline göre filtre ömrünüde uzatabilen yükseltgen bir maddedir.

Kot pantolonların rengini açmak için üzerine sprey tabancasıyla uygulandığında,uygulanan bölgeler yıkandıktan sonra beyazlamış yada taşlanmış olur.

KİMİ KİMYACILAR DOĞADAKİ 90 ELEMENTİ ALLAH’IN ,KLOR(Cl)’U İSE ŞEYTANIN YARATTIĞINI İMA EDEN BENZETMELERİ VE İMALARI KLOR’UN TEHLİKESİNE DİKKAT ÇEKMEK AMACIYLADIR.

ANCAK POTASYUM PERMANGANAT(KMnO4) YILAN VE AKREP ZEHİRİNİN KİMYASAL OLARAK TEMELİNİ OLUŞTURAN POTASYUM(ELEKTROPOZİTİFLİĞİ EN YÜKSEK OLAN ELEMENT) VE KLOR(ELEKTRON İLGİSİ ENYÜKSEK OLAN AYNI ZAMANDA ELEKTRONEGATİFLİĞİ FLORDAN SONRA GELEN ELEMENT)’UN BİLEŞİMİNDEN OLUŞAN KCl(POTASYUM KLORÜR)’Ü BİLE YÜKSELTGEYEREK(OKSİTLEYEREK)ETKİSİZ HALE GETİREBİLİR..

Ersin ASLAN
TEL:0(530)966 27 07
MAİL:[email protected]
WEB:www.nztkimya.com
FACEBOOK
SAYFA&GRUP:NZT KİMYA TARIM ÇÖZÜMLERİ

Address

KAZIM DİRİK MAHALLESİ 209. Sokak NO:1/A BORNOVA-İZMİR
Izmir
35100

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when NZT KİMYA TARIM Çözümleri posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to NZT KİMYA TARIM Çözümleri:

Shortcuts

Share